Wed. Feb 8th, 2023

“Oğlunun gözüyle hiçbir ilgim yok. Bir tayyare al ve git. Buradan geçmeyeceksin.” Brezilya’nın vazife süresi sonlanmış olan Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun bir destekçisi çaresiz bir babaya, Brezilya’nın merkezindeki Sorriso ve Cuiabá şehirleri arasındaki barikatı sona erdirmesi için yalvarırken bu şekilde söylemiş oldu, böylece dokuz yaşındaki oğlu korneasını onarmak için mühim bir ameliyatı kaçırmasın.

Babanın ricası kulak ardı edildi. Oğlu ve aynı tıbbi nakil otobüsündeki öteki 24 hasta randevularını kaçırdılar.

Ne yazık ki bu, Brezilya’nın yeni gerçeği.

Bolsonaro, Ekim ayında Brezilya cumhurbaşkanı olarak bir dönem daha kazanma girişimini kaybettiğinden beri, en fanatik destekçileri ülke çapında ana yolları işgal ederek – herhangi bir hile kanıtı olmamasına karşın – seçimin iptal edilmesini yada askerin müdahale etmesini talep ediyor. aşırı sağcı lideri iktidarda tutmak.

İlk başta, bu barikatlar elverişsizdi fakat büyük seviyede barışçıldı. Sadece haftalar geçtikçe ve Bolsonaro’nun iktidarda kalması için gerçek bir yol görünmedikçe, protestolar yavaş yavaş şiddete dönüştü. Bilhassa Santa Catarina, Mato Grosso ve Rondônia benzer biçimde başkanın geniş bir destek tabanına haiz olduğu eyaletlerde “Bolsonaristalar” trafiği durdurmak için ev yapımı bombalar ve havai fişekler kullanmaya başladı. Yolları yanan lastikler, çöp kutuları ve ağaç gövdeleriyle kapattılar. Kamyonları ve bir vakada bir ambulansı ateşe verdiler. Ülke genelindeki kamyon sürücüleri saldırıya uğradığını ve soyulduğunu bildirdi.

Bolsonaro taraftarlarının uyguladığı sertlik barikatlarla da sınırı olan değil. Rondônia’da, cumhurbaşkanının destekçilerinin bir su boru hattını hedef aldıkları ve hükümetini eleştiren bir gazetenin binasına ateş ettikleri iddia ediliyor. Santa Catarina’da Federal Karayolu Polisi memurlarına taşlarla saldırdılar. Brasilia’da solcuların uğrak yeri olduğu malum bir bara ateş ettiler.

Santa Catarina, Paraná ve öteki eyaletlerde, cumhurbaşkanı seçilen Lula da Silva’nın İşçi Partisini (PT) desteklediğine inanılan işletme sahipleri, toplumsal ağlarda saldırgan çağrılar ve negatif eleştiriler aldı. İsimleri, telefon numaraları ve şirket adresleri, giden başkanın destekçileri tarafınca WhatsApp ve Telegram gruplarında paylaşıldı ve bazıları bunun sonucunda ölüm tehditleri aldı. Hatta bazı Bolsonaristalar, Nazi Almanya’sını anımsatan bir taktikle -PT logosuna atıfta bulunarak- PT seçmenlerinin evlerinin ve işyerlerinin kapılarının yıldızlarla “işaretlenmesini” bile önerdiler.

Doğal ki, bunların hiçbiri şaşırtıcı yada beklenmedik değil.

Bolsonaro, Ocak 2019’da göreve başladığından beri ülkeyi bu ana hazırlıyor. Son dört yılda solculara, insan hakları aktivistlerine, feministlere, LGBTQ topluluklarına, yoksullara ve hükümetini körü körüne desteklemeyen her insana karşı onlarca defa sertliği galeyana getirdi. Destek tabanındaki en şiddetli unsurların silahlara daha kolay erişmesini sağlamış oldu.

Hükümeti ek olarak demokratik kurumları zayıflatma ve ülkenin güvenlik güçlerini aşırı sağcı destekçileriyle doldurma sürecini de başlattı. Ziraat ticaretiyle bağlantılı sertlik yanlısı gruplardan evanjelik köktendincilere ve öteki aşırı sağcılara kadar Brezilya toplumunun en tehlikeli sektörlerini güçlendirdi.

Tüm bu çabalar, 2022 seçimlerinin Brezilya’nın yakın tarihindeki en şiddetli seçim olmasına, seçimle ilgili sayısız gözdağı, yetkinin kötüye kullanılması, saldırganlık ve hatta ülke çapında birkaç katliam vakasının kaydedilmesine niçin oldu. Ve Bolsonaro seçimi kati olarak kaybetmiş olduğu için, ülkeyi saran kaos ve şiddetin kısa sürede sona ereceğine dair hiçbir işaret yok.

Bolsonaro, alışılmadık bir halde, destekçileri onun adına Brezilya’yı kasıp kavururken, seçimin ikinci turundan bu yana neredeyse gözden kayboldu ve başkanlık sarayına çekildi.

Bazıları bunun, sonunda yenilgiyi kabul ettiğinin bir işareti olduğuna inanıyor, sadece yokluğunun muhtemelen başka – ve fazlaca daha uğursuz – bir açıklaması var. Bolsonaro’nun yenilgisinden kısa bir süre sonrasında, cumhurbaşkanlığı makamı olan Planalto Sarayı’ndaki bilgisayarlar “tehdit” tespit edilmiş olduğu bahanesiyle silindi. Bu yüzden, başkanın görevdeki son günlerini evinde en güvenilmiş olduğu sırdaşlarıyla geçirdiğini ve gelecekteki bir soruşturmada onu suçlayabilecek her türlü kanıtı yok ettiğini varsaymak mantıksız değil.

Devamlı fazlaca şiddetli olmuş bir ülkede, barikatlar ve öteki siyasal sertlik eylemleri, devletin parçalanmasına yol açabilecekleri için son aşama kaygı vericidir. Halihazırda uyuşturucu çeteleri ve milislerle savaşım eden Brezilya için Bolsonaristalar tarafınca sürdürülen siyasal sertlik, bardağı taşıran son damla olabilir.

Bazıları, daha çok kaostan kaçınmak ve Bolsonaristaları ulusal saflara geri getirmek için Brezilya’nın bir uzlaşma sürecine girmesi icap ettiğini korumak için çaba sarfediyor. Sadece başkan ve destekçileri, demokrasiye katılmak ve Brezilya toplumunda başkalarıyla sulh içinde bir arada yaşamak mevzusunda açıkça ilgisiz olduklarından, uzlaşma ülkeyi hiçbir yere götürmeyecektir. Bugün Brezilya’nın gereksinim duyan şey, sadece Bolsonaro ve onun adına siyasal sertlik eylemlerini finanse eden ve teşvik edenler cezalandırılırsa başarıya ulaşmış bir halde tamamlanabilecek bir radikalleşmeden arındırma sürecidir.

Bu şekilde bir süreç çoktan başladı. Geçen ayın sonlarında, ülkenin seçim mahkemesine başkanlık eden Yüksek Mahkeme Yargıcı Alexandre de Moraes, Bolsonaro’nun Liberal Partisi ile eski koalisyon ortakları İlerici ve Cumhuriyetçi partileri “fena niyet” mevzusunda ısrar ettikleri için 22,9 milyon reais (4,27 milyon dolar) para cezasına çarptırdı. seçim sonucuna itiraz davası

Brezilya’yı çöküşün eşiğine getiren bir siyasal hareket ve bir başkan için hiçbir para cezası kafi bir ceza olması imkansız, sadece bu gene de doğru yönde atılmış mühim bir adımdır. Brezilya, Bolsonaro ve yandaşlarını halka çektirdikleri acıların hesabını sormadan ilerleyemez ve siyasal sertliği geride bırakamaz.

Bu makalede anlatılan görüşler yazara aittir ve Al Jazeera’nin editoryal duruşunu yansıtması gerekmez.

By admin