Wed. Feb 8th, 2023

Ellen Stuart, “Noel geliyor” diye yakınıyor ve “hepimiz için hediyeler düşünmem gerekiyor. . . Sevgilim, oldukca can sıkan!” Teyzesi, armağan vermenin aşırıya kaçmadan önceki gençliğine sempati duyuyor ve hatırlıyor. “Hediyeler o günlerde şimdi olduğu şeklinde ortalıkta dolaşmıyordu.”

Bu tanıdık duygular tahmin edebileceğimizden daha eski. Ellen, Noel’de bir karakterdir; yada Harriet Beecher Stowe tarafınca 1850’de yazılan kısa öykü The Good Fairy.

Tarihçi Stephen Nissenbaum, Noel Savaşı’nda 1811 doğumlu Beecher Stowe’un çocukluk anılarında haklı bulunduğunu korumak için çaba sarfediyor. Noel’de armağan verme geleneği ABD’de 1820’lerde başladı. 1830’lara gelindiğinde, gazete mektupları sayfaları ticarileştirme hakkında şikayetler içeriyordu ve New York’taki Macy’s, 1867 şeklinde erken bir tarihte Noel arifesinde gece yarısına kadar açıktı.

Armağan vermek, Noel esasen ev tatiline dönüştüğünde popüler hale geldi. Ondan ilkin, daha oldukca Cadılar Bayramı şeklinde, halka açık, halka açık bir şenlikti. Elbet, Noel’de şeker mi latife mı yapanlar süslü elbiseli çocuklar değil, bira, küflü peynir ve para talep eden sarhoş genç adamlardan oluşan çetelerdi. 1820’lerin başlarında yazan Clement Clarke Moore’un, Noel Arifesini “evin her yerinde, tek bir yaratığın kıpırdamadığı” sessiz bir evcilleşme zamanı olarak tekrardan adlandırmaya istekli olmasına şaşmamalı.

İki asırlık Noel ticarileştirmesinden sonrasında direnmek anlam ifade etmeyen görünüyor. Fakat en azından daha iyi armağan verenler olmayı arzulayabiliriz. Toplumsal psikologlar son yıllarda bu zorluğu araştırıyorlar. Francis Flynn ve Francesca Gino, bir arzu listesinden bir armağan seçmenin, verenin bakış açısından neşesiz ve hayal gücünden yoksun görünebileceğini, sadece alıcıların bu tür armağanları düşünceli olarak gördüklerini keşfettiler. İstek listesine bakan bir verici, sonuçta hakikaten istediğiniz bir şeyi seçme zahmetine katlanan bir vericidir.

Jessica Rixom, Erick Mas ve Brett Rixom, şaşırtıcı bir halde, bir arkadaşın özensizce sarılmış bir hediyesinin Instagram’da paylaşılabilecek bir şeyden daha oldukca beğenilebileceğini keşfetti. Bunun sebebi, dağınıklığın beklentileri düşürmesi şeklinde görünüyor. Armağan paketlenirken savaşım etmiş şeklinde görünüyorsa, içinde olanların hoş bir sürpriz olma olasılığı daha yüksektir.

Ve kimseyi şaşırtmayacak bir çalışmada, dört (adam) araştırmacı erkeklere bir birlikteliğin oldukca erken dönemlerinde bayanlara göze çarpacak kadar lüks hediyeler vermemelerini tavsiye ediyor; Görünüşe bakılırsa hanımefendiler, adamların kendilerine bir zorunluluk duygusu hissettirme çabalarını devamlı takdir etmiyor.

Sadece bu yıl en oldukca dikkatimi çeken emek harcama Jeff Galak, Elanor Williams ve uygun bir halde Julian Givi tarafınca yapılmış oldu. Givi ve meslektaşları, birçok hatamızın altında yatan tek ve kolay bir uyumsuzluk bulunduğunu savunuyorlar. Armağan verenler, hediyenin paketinin açıldığı ana oldukca fazla odaklanırken, alıcılar için o an hediyenin hikayesinin yalnızca başlangıcıdır.

Bu uyumsuzluk, hediyeler açıldığında ters giden birçok şeyi açıklıyor. En belirgin fena armağan türü “yenilik”tir – bir ihtimal golfü sevilmiş olduğu malum biri için bir golf tchotchke yada cemiyet içinde giyilemeyecek kadar müstehcen bir logosu olan bir tişört. Bu hediyelerin hepsi cızırtılı ve biftek yok. Anında bir kahkaha ya da tanıma uluması uyandırırlar, sadece bundan sonrasında mahalli çöp bahşişinin Yeni Yıldan ilkin açılıp açılmadığı sorusunu gündeme getirirler.

Fakat daha ince hatalar da var. Mesela, birçok insan konserde bir gece geçirmek şeklinde deneyimlerden hoşlanır, sadece bir konser bileti muhtemelen üstünde QR kodu olan bir kağıt parçasıdır ve bunu açmanın keyifli bir tarafı yoktur. Dolayısıyla armağan verenler bunun yerine fizyolojik bir şeye yönelme eğilimindedir.

Başka bir önyargı, tam bir hediyeyi kısmi bir şeye tercih etmektir. Diyelim ki alıcı bir mutfak robotu istiyor ve armağan veren iyi bir mutfak robotuna parası yetmiyor. Armağan verenlerin bir çok, bütçeye uygun ucuz bir model vermeyi tercih ederken, birçok alıcı daha kaliteli donanımın maliyetine katkıda bulunmayı tercih eder.

Armağan verenler pratikliği nadiren düşünürler – mesela, alıcı bunu hakikaten ne vakit kullanma şansı elde edecek? Bir armağan kartı bile koşullara bağlı olarak ergonomik yada ergonomik olmayabilir. (Yalnızca birkaç saat uzaklıktaki mağazalarda geçerli olan armağan çekleri alan insanoğlu tanıyorum.) 2007’de ekonomist Jennifer Pate Offenburg, eBay’de armağan kartlarının tekrardan satış kıymetini inceledi. Home Depot, OfficeMax ve Starbucks’tan gelen kartlar iyi netice verdi. Tiffany & Co ve Victoria’s Secret’tan gelenler mühim bir indirimle satıldı. Tiffany’ninki daha hususi görünebilir, sadece Starbucks kartı insanların kullanımı kolay bulacağı karttır.

Her şeyden ilkin, sürpriz abartılıyor. Şaşırtıcı bir hediyenin iyi seçildiği nadir durumlarda, sürpriz, alan kadar verenin de yararına olan geçici bir zevktir. Şaşırtıcı armağan bir fiyasko olduğunda, alıcı onunla takılıp kalır.

Beecher Stowe’un Noel hikayesi, bir karakterin “Senenin bu zamanında, kimsenin istemediği ve elde edildikten sonrasında kimsenin umursamadığı şeyleri elde etmek için dünyalarca para boşa harcanıyor” sözleriyle sonlanmış oluyor. 200 senedir bu bu şekilde. Fakat toplumsal bilim yardımıyla daha iyisini yapabiliriz.

Paketi açarken tesir yaratmayı hedeflemek yerine, alıcının hediyeyle gerçekte ne yapacağına odaklanın. Romantizm, sürpriz ve zevk güzeldir fakat ergonomik olmaktan utanmayın. Ve hangi hediyenin takdir edilebileceğinden güvenilir değilseniz, problem.

Financial Times için yazılmış ve ilk olarak 17 Aralık 2021’de yayınlanmıştır.

“The Data Detective”in karton kapaklı kitabı artık ABD ve Kanada’da çıktı. Başka bir yerde başlık: “Dünya Iyi mi Eklenmiş olur”.

“Uzun süreden beri okuduğum en mükemmel öykü koleksiyonlarından biri… büyüleyici.” – Steve Levitt (Freakonomics)

“Bu kitabı okumadan ilkin istatistiklere aşık olmadıysan, bitirdiğinde aşık olacaksın.” – Caroline Criado Perez (Görünmez Hanımefendiler)

ABD Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık’ta Bookshop’ta bir vitrin kurdum – bir göz atın ve tüm önerilerime bakın; Bookshop, mahalli bağımsız perakendecileri desteklemek için kurulmuştur. Bookshop ve Amazon’a verilen bağlantılar yönlendirme tutarına niçin olabilir.

By admin