Son dakika… Bakan Şimşek: Program gerçekten çalışıyor

Bakan Şimşek’in NTV’ye yaptığı açıklamalar şöyle:

Program gerçekten çalışıyor. Belli alanlarda başarı çok net, bazı alanlar zaman gerektiriyor. Büyümede daha dengeli kompozisyona doğru evrildik. Geçen sene ikinci çeyrekte büyüme yüzde 4 civarı ama iç talebin büyümeye katkısı 10 puandan fazla. Büyük cari açık, erimiş rezervler o dönemin yansıması. Bu senenin ilk çeyreğinde net ihracatın büyümeye katkısı yüzde 1.6’ya döndü. İç talep hala güçlü ama daha ılımlı hale gelecek. Büyümede dengelenme var. Programın özü de bu. Aşırı ısınmadan ılımlı patikaya geçiş var. Enflasyon evet zirveyi buldu. Başından beri ifade ettiğimiz bir konu. Program gerçekleşmeleri genel olarak bizim hedeflerimizle uyumlu gidiyor. Enflasyonu 70’li rakamlarda zirveyi bulacağını kamuoyuyla paylaştık. Enflasyonu baz etkisi nedeniyle yüksek kalmaya başladı.

“CARİ AÇIK YÜZDE 2.5’İN ALTINA GERİLEDİ”

Cari açık artık giderek daralıyor. Geçen sene mayıs ayında revize cari açık 57 milyar doların üzerindeydi. Bu mayısta cari açık 25 milyar dolara inmiş olacak. Cari açık yarı yarıya. Cari açık geçen sene milli gelir tahminleriyle yüzde 6’yken bugün yüzde 2.5’in altına düşmüş olacak. Türkiye’nin dış kaynak ihtiyacı azalıyor. Rezerv birikimine imkan sağlanıyor. Geçen sene mayıs sonuna göre Türkiye’nin rezervi 44 milyar dolar yukarıda. Swap hariç rezervler 2020’nin başından itibaren ilk kez artıya geçti. Çünkü son 2 ayda 65 milyar dolarlık Merkez Bankası’na kaynak akışı oldu. Onun 3’te 1’i kısa vadeli dışarıdan kaynak, yine yaklaşık olarak ona yakın bir kısmı portföy tercihleri olarak TL varlıklara, bir de orta uzun vadeli bankaların şirketlerin hazinelerin küresel piyasalardan devşirdiği orta uzun vadeli kaynak var. Kısa vadeli kaynaklar her an yön değiştirebilir, sırtımızı oraya dayamıyoruz. Bunu nasıl başardık, güvenle.

“MB’NİN KOŞULLU YÜKÜMLÜLÜKLERİNDE MUAZZAM DÜŞÜŞ VAR”

Geçen sene bir ara 144 milyar dolarla zirveyi bulmuştu. Türkiye’nin MB’nin koşullu yükümlülüklerinde muazzam düşüş var. Rezerv artışlarıyla koşullu yükümlülükleri birlikte düşünmek lazım.

Türkiye’nin risk primi geçen yıl Mayıs’ta 700 baz puanın üzerine çıkmıştı, şu anda 260 baz puan civarı. Türkiye’nin risk primi hala yüksek. Programın başındayız.

“KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARI NOTUMUZU ARTIRDI”

Kredi derecelendirme kuruluşları 11-12 yıl aradan sonra notumuzu artırdılar. Program olmasa? Uzun süre piyasada ortada program yok ki denildi. Bu program kaynak falan çekmez dediler. Tarihte eşi benzeri görülmemiş kaynak girişi var. Reel sektör dış borç olarak 100 dolar ödediği zaman sadece 73 dolar bulabiliyordu. Bankalarımız 100 dolar borç ödediğinde sadece 96 dolar bulabiliyorlardı. Bankalarımız 100 dolar borç ödediğinde 150 dolar kaynak bulabiliyorlar hem de daha ucuza. Program öngördüğümüzden çok daha iyi çalışıyor.

ENFLASYON BEKLENTİLERİ

12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 33, 24 ay sonrası için yüzde 21 civarı. Piyasa bu program kararlılıkla uygulanırsa enflasyon yüzde 21’e iner diyor.

Yıllık enflasyon yükseldi. Ama bu program olmasaydı yıllık enflasyon nerede olur sorusu sorulmaz. Enflasyon bugün niye yüzde 75. Geçen seneki koşullara gidelim. Ülke çok büyük deprem yaşadı. Depremin iki etkisi var, bütçe açığını muazzam şekilde artırdığı için artan bütçe açığı harcamalar şeklinde yansıdığı için enflasyon yükselir. Deprem çok büyük, etkilenen nüfus çok olduğu için bazı bölgelere deprem bölgesinden göç oldu. Deprem yılın ilk yarısında oldu ama enkazın temizlenip inşaatın başlaması yazı buldu. O zaman da inşaat malzemelerinde muazzam artış oldu.

“KURU SERBEST BIRAKMAK ZORUNDA KALDIK”

İkinci hususta geçen sene kuru serbest bırakmak zorunda kaldık. 2021’de kur 18 liraya çıkmış, tedbirler alınmış KKM gibi kur tutulmuş. Biz bunun rekabet gücü dar boğazına gideceğini, cari açıkta ihracattan dolayı çıkış yaşanacaksa kuru serbest bıraktık. Kur geçişkenliği hiçbir dönemde olmadığı kadar yüksek. Geçen sene büyük oranda depremin etkisi ama seçim de var. Bütçe açığı yüzde 10’lara çıkma ihtimalinden konuşuluyordu. Açığı yüzde 5’e çekmek için mali konsolidasyona gittik. Vergileri artırdık, bunlar enflasyonist. Tabi ki enflasyonda düşüş için zemin yok. Biz aylardır dedik ki, dezenflasyona geçiş yılıdır. Yüzde 75 enflasyon çok yüksek. Bu enflasyon son 12 ayı anlatıyor.  Tarihte eşi benzeri görülmemiş bir kaynak girişi var; Aldığımız döviz karşılığı verdiğimiz TL’yi nasıl piyasadan geri çekeriz onunla uğraşıyoruz.

“DEZENFLASYONİST ŞEKİLDE MALİ POLİTİKA UYGULAYACAĞIZ”

Baz etkisi nedeniyle enflasyon düşecek diyorlar. Sadece baz etkisi değil. Enflasyon kalıcı şekilde düşüşün eşiğindedir. Uzun bir süredir para politikasını enflasyonu çıpalayacak şekilde yeniden inşa ettik. Şu anda fonksiyonel bir para politikası var. Maliye politikası geçen sene ve bu sene genişleyici bir politika. Biz şimdi ilave tedbir alıyoruz. Özellikle vergide adalet ve etkinliği sağlayacak reforma ilişkin çalışmaların sonuna geldik. Gelecek sene bütçe açığı çok net bir şekilde yüzde 3’ün altına gelecek. Enflasyon açısından nötr veya destekleyici hale getirmek. Gelecek sene açık şekilde dezenflasyonist şekilde mali politika uygulayacağız.

Parasal miktarsal sıkılaştırma var, seçici kredi var, enflasyon kalıcı olacak düşecek ama zaman alacak. 56 ülkede 100 tane enflasyonist şok incelendi. Enflasyonun şok öncesi döneme geri gelmesi ortalama 3.4 yıl alıyor, biz ilk yılımızdayız. Tüm aktörlerin sabırlı olması lazım.

Aylık enflasyon yüzde 3 civarına indi. Enflasyon düşüyor, vatandaş hissediyor. Hizmetler sektöründeki atalet, zaman alıyor. Güven arttı, en kritik değişen budur, güven açığı azalıyor. 70 tane ekonomiste soruyorsunuz, işi bilenlere. 12 ayda enflasyon ne olacak diyorsunuz 33’e iner, 24 ayda 21’e iner diyorlar.

“MB’DE ÇOK KALİTELİ EKİP VAR”

Türkiye’de enflasyon yeni bir olay değil. Enflasyondaki bozulma kolay bir süreç değil. Sabır ve kararlılık gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın desteğini hissettik. Bu bir ekip işi. MB’de çok kaliteli ekip var.

Küresel emtia fiyatlarını biz belirlemiyoruz. Petrol ve doğal gaz fiyatları program çerçevesinde gidiyor. Herhangi bir şok yaşanır da risk oluşursa bunu görmek lazım. Program kurgulanırken tedarik zincirlerinde yeni kırılma öngörülmemişti. Birçok ürün Süveyş Kanalı’ndan değil Afrika’nın etrafından dolaşıp geliyor, maliyetleri artırdı. Bizim politikalar çok mu özgün, hayır değil. Tekerleği yeniden keşfetmeye gerek yok ki. Burada ne özgünlük ne aykırılık var.

Cari açıktaki iyileşme programdan çok çok daha iyi gidiyor, daha da iyileşecek. İç talep ılımlı hale gelecek, ithalat azalmaya devam edecek. Dış ticaret ortaklarımızda ekonomik toparlanma başlayacak. Ticaret ortaklarında büyüme hızlanınca Türkiye’nin ihraç ürünlerine talep hızlanacak. Biz cari açığı kalıcı bir şekilde milli gelire oran olarak yüzde 2.5’in altında tutmak istiyoruz. Kur üzerinden enflasyonun aşağı çekilmesi zorlaşıyor. Enerji en büyük ithalat kalemlerimizin başında geliyor. 

284 ürünü yayınladık, bu ürünlerin yarısı ticaret açığını teşkil ediyor. Bunları üretebilecek kim varsa, bir miktar da fizibiliteden geçerse biz kendilerine 2 yıl ödemesiz TL cinsinden 10 yıl vadeli kredi vereceğiz dedik. Yeni sanayi politikası en önemli bileşen. 

İlgi son dönemde muazzam şekilde arttı. Geçen yıl Mayıs ayında DİBS stoğundaki payı yüzde 0.5’e inmişti. 2013 yılına gidin zirvede yüzde 28’leri gördük. Şu anda hızlı şekilde yüzde 10’a doğru gidiyor. Son 12 ayda net bazda DİBS’lere giriş 7.3 milyar dolar. Borsaya giriş de 3.6 milyar dolar. 12 ayda net bazda 17 milyar dolarlık giriş var. Bunlar daha erken aşama. Bizim enflasyonu indireceğimiz kafamızda net de indirdiğimizde çok ciddi fon akışı olacak. Bizim bankalarımız 2017 sonrası uzun süre sonra büyük ölçekte sermaye benzeri kaynağı küresel piyasalardan devşirmeye başladı. 4.5 milyar dolar civarında ciddi kaynağı bankalarımız uzun vadeli projelerin kaynağı için.

“DÜNYA BANKASI BAŞKANI TÜRKİYE’Yİ ZİYARETE GELECEK”

Çok büyük ihtimalle Dünya Bankası Başkanı Türkiye’yi ziyarete gelecek. Şu ana kadar bahsettiğim küresel çok taraflı uzun vadeli makul maliyetlerle kaynak veren bankaların Türkiye’ye yönelik taahhüt veya taahhüte dönüşecek programı göz önüne alırsanız 60 milyar dolarlık kaynağı kanalize edecekler.

Merkez Bankası döviz alınca piyasaya TL veriyor. TL likiditesi olursa enflasyon tehlikeye giriyor. Önemli bir kısmını sistemden geri çekmemiz lazım, bu iş Merkez’in işi. Gerekirse biz hazine olarak destek olacağız. Bu konuda alternatiflere bakıyoruz. Yetkiler çerçevesinde durum değerlendirmesi yapıyoruz. Kısa vadede miktarsal sıkılaştırma bankacılık sektörünü zorluyor. MB şu ana kadar oldukça proaktif, hazine olarak hazırız.

“CARRY TRADE PİYASANIN BİR PARÇASI”

Bizim ne örtük ne açık kur taahhüdümüz yoktur olamaz. Carry trade piyasanın bir parçası. Bu olacak ama burada önemli olan şey şu; program sonuç verdikçe vadelerin uzayacağına inanıyorum. Vade uzadıkça likidite riskinin azalacağına inanıyorum. Dolayısıyla ben ciddi şekilde risklerin azaldığı kanısındayım. Vatandaşın portföy tercihlerine saygılıyız. TL daha cazip, TL’ye güven var. Bizim tercihimiz küresel doğrudan yatırımlardır.

“KREDİ NOTUMUZUN DAHA DA ARTACAĞINA İNANIYORUM”

Not artışı için gereken programı hazırladık, uygulamaya koyduk, 11-12 yıl sonra Türkiye’nin notları artıyor. Tüm reyting kuruluşları not görünümünü pozitife çektik. Kredi not artışı yavaş geliyor diyelim, bizim için önemli olan Türkiye’nin spreadleri. Türkiye’nin spreadleri programdan sonra gidin bakın, geçen sene Türkiye’nin spreadleri benzer vadelerde ABD faizlerine göre ödediği prim gelişmekte olan ülkelerin ödediği primlere göre düşüyor. Şu anda piyasa bizi kredi notumuz 1.5 kademe yukarıdaymış gibi fiyatlıyor. Kredi notumuzun daha da artacağına inanıyorum.

KİRA ZAM ORANLARI

Hiçbir şey yapmazsak kira düzenlemesi ortadan kalkıyor. Böyle bir düzenleme için çalışmamız yok. Piyasada fiyatları arz ve talep belirlesin. Konut arzını artıracağız. Depreme odaklanmış durumdayız. Tüm kaynakları deprem bölgesine seferber ettik. Konut arzını sosyal kesimlere yönelik artıracak destekleyici tedbirleri program başarılı oldukça özellikle deprem yaraları sarıldıkça oraya odaklanacağız. Önümüzdeki yıldan itibaren piyasa şartları destekleyici olacak. Yarısı bizden diye kampanya var. Kentsel dönüşüm anlamında çok ciddi bütçeden bu alana ilave kaynak artırıyoruz. Kira artışlarını makul patikaya inmesi için konut arzını artıracağız.  

Karayollarına, havayollarına yeterince yatırım yaptık. Türkiye o alandaki ihtiyaçlarını karşıladı. Türkiye rekabet gücünü artıracak altyapı çalışmalarına yönelecek. 

“5 YIL ÜST ÜSTE ZARAR ETSENİZ DEVAM EDER MİSİNİZ?”

Asgari kurumlar vergisi tüm dünyada başlayacak. Türkiye’deki kurumlar vergisi mükelleflerinin önemli bir kısmı uzun yıllardır zarar beyan ediyorlar, kar etmemiş gibi yola gidiyorlar. Siz uzun yıllar zarar eden şirketi açık tutar mısınız? Yüksek teknoloji firmalar istisna tabi. Geleneksel bir sektörde 5 yıl üst üste zarar etseniz siz devam eder misiniz? İstisna ve muafiyetlere bakıyoruz. İnşallah belli bir noktaya gelince kamuoyuyla paylaşırız. Tüm fikirleri değerlendiriyoruz.

“TÜRKİYE GRİ LİSTEDEN ÇIKACAK”

Türkiye gri listeye alınmış. Gri listeden çıkmak lazım. Koordinasyon gerekiyor. MASAK’ın uhdesinde olan görevler var. Neden hala gri listedeyiz. Eylem planı sunmuşuz, düzenlemeleri yapmışız, etkin uygulamada sorun var. Kara para ve terörün finansmanında etkin uygulama isteniyor. Nihayetinde bu sene Şubat ayında yerinde denetim kararı alındı. Yerinde denetime birçok ülkeden uzmanların katıldığı heyet bizi ziyaret ettiler, şahsen görüştüm. Listeden bizi çıkarırsınız çıkarmazsınız, biz kara parayla mücadele edeceğiz dedim. Kara para aklamayla çok güçlü şekilde mücadele edeceğiz. Terörün finansmanıyla mücadele etmek bizim önceliğimiz. Biz bu listeden çıkacağız. Bu ay sonu toplantı yapılacak, gündemde Türkiye’nin listeden çıkması var.

Yorum yapın